Xiaomi 17T ve 17T Pro Beklenenden Erken Geliyor!

 

Akıllı telefon pazarının önde gelen isimlerinden biri olan Xiaomi, sevilen T serisinin tanıtım takviminde büyük bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen Xiaomi 15T ve 15T Pro eylül ayında tanıtılmıştı. Hatta markanın tüm T serisi modelleri yıllardır saat gibi işleyen bir düzenle her yılın eylül ayında kullanıcıların karşısına çıkıyordu. Ancak Çin’den gelen yeni ve güçlü bir sızıntıya göre, 2026 yılında bu gelenek bozulacak. İddialara göre şirket, yeni Xiaomi 17T ve 17T Pro modellerini beklenenden tam dört ay daha erken, yani büyük ihtimalle mayıs ayı civarında piyasaya sürecek. Bu hamlenin gerçekleşmesi, şirketin genel tanıtım takviminde çok büyük bir yeniden yapılanma anlamına geliyor.

Xiaomi 17T Serisinin Tanıtım Tarihi Değişiyor: Dimensity 9500 Sürprizi

Gelecek olan bu yeni cihazların teknik detayları da yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Ortaya çıkan son bilgilere göre Xiaomi 17T modeli “2602DPT53G” model numarasıyla geliştiriliyor. Serinin üst düzey cihazı olan Xiaomi 17T Pro ise “2602EPTC0G” model numarasına sahip olacak. Ayrıca şirket içindeki geliştirme süreçlerinde bu cihazlar için özel kod adları da kullanılıyor. Sızıntılara göre 17T modeli “Chagall”, amiral gemisi özellikler taşıyan 17T Pro modeli ise “Warhol” kod adıyla anılıyor.

Xiaomi 17T, Xiaomi 17T Pro, sızıntı, akıllı telefon, Dimensity 9500, tanıtım tarihi

Cihazların kalbinde yer alacak işlemciler konusunda ise farklı kaynaklardan gelen çeşitli iddialar bulunuyor. Haberin kaynağına göre standart 17T modeli gücünü Dimensity 8500 yonga setinden alacak. Serinin tepe modeli olan 17T Pro ise çok daha güçlü olan Dimensity 9500 işlemcisiyle gelecek. Bununla birlikte, yeni nesil telefonların batarya kapasitelerinin 15T ve 15T Pro modellerinde gördüğümüzden çok daha büyük olacağı belirtiliyor. Kamera tarafında ise kullanıcıları devasa yeniliklerin beklemediği, güncellemelerin daha sınırlı kalacağı ifade ediliyor.Daha önce ortaya çıkan farklı bir sızıntı ise cihazın donanımı hakkında bazı çelişkili detaylar sunmuştu. Bu eski sızıntıya göre 17T modeli, 15T ile tamamen aynı kamera donanımını koruyacak. Ancak batarya kapasitesi ciddi bir artışla 67W hızlı şarj destekli 6.500 mAh seviyesine çıkacak. İşin ilginç tarafı, bu önceki iddia cihazın Dimensity 8500 yerine Dimensity 9400 işlemcisiyle geleceğini öne sürmüştü. Farklı kaynaklar arasındaki bu anlaşmazlıklar, cihazların nihai özellikleri hakkında kesin konuşmak için henüz erken olduğunu gösteriyor.

Xiaomi’den Batarya Canavarı Telefon Geliyor!

 

Akıllı telefon dünyasında batarya teknolojileri hızla gelişmeye devam ederken, Xiaomi cephesinden heyecan verici haberler gelmeye başladı. Sektöre yakın kaynaklardan sızan bilgilere göre, şirket şu anda iki farklı devasa batarya üzerinde test aşamasına geçmiş durumda. Bu yeni bataryaların kapasiteleri, günümüz amiral gemisi modellerinin standartlarını oldukça yukarı taşımayı hedefliyor.

Xiaomi 8500 mAh Kapasiteli Dev Bataryalı Bir Telefon Üzerinde Çalışıyor

Sızdırılan teknik detaylara göre test edilen ilk bataryanın 8000 mAh, ikinci bataryanın ise 8500 mAh tipik kapasiteye sahip olduğu belirtiliyor. Her iki batarya çözümünde de 100W hızlı şarj desteği sunan tek hücreli silikon anot teknolojisi kullanılıyor. Bu teknoloji sayesinde pil ömrü ve şarj hızı arasında dengeli bir performans sunulması amaçlanıyor.Söz konusu devasa bataryaların, özellikle yüksek performanslı işlemcilerle donatılmış yeni nesil amiral gemisi modellerinde kullanılması bekleniyor. Kaynaklar, bu bataryaların entegre edileceği cihazların ekran boyutlarının 6.8 ile 6.9 inç arasında değişeceğine dikkat çekiyor. Büyük ekranlı ve güçlü donanımlı bu cihazlar, dev batarya kapasiteleriyle kullanıcılarına çok daha uzun bir kullanım süresi vaat edecek.Öte yandan, Xiaomi’nin sadece büyük ekranlı modellerde değil, 6.3 inçlik küçük ekranlı amiral gemisi modelleri üzerinde de çalışmalarını sürdürdüğü biliniyor. Şirketin yeni nesil kompakt cihazlarında dahi gelişmiş kamera sistemleri ve optimize edilmiş pil çözümlerine yer vereceği gelen bilgiler arasında yer alıyor. Bu hamleler, markanın batarya kapasitesi yarışında vites yükselttiğini net bir şekilde gösteriyor.

Görev Yöneticisi Bugün Yapılsaydı Nasıl Görünürdü?

 

Windows Görev Yöneticisi’nin orijinal yaratıcısı olan Dave Plummer, yazılım dünyasında heyecan yaratan yeni bir projeyle karşımıza çıktı. Plummer, Microsoft’tan ayrılmasından yıllar sonra, popüler sistem aracının bugün nasıl görünebileceğine dair vizyonunu paylaştı. Tempest AI adını verdiği kişisel yapay zeka projesi için geliştirdiği bu kontrol paneli, klasik Windows tasarımından oldukça uzak bir çizgide yer alıyor.

Windows Görev Yöneticisi’nin Yaratıcısından Şaşırtan Yeni Tasarım

Plummer, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, hala Microsoft bünyesinde olsaydı Görev Yöneticisi’nin muhtemelen bu şekilde görüneceğini belirtti. Retro-fütüristik bir estetiğe sahip olan bu yeni tasarım, yoğun RGB detayları ve hız göstergesi tarzındaki kadranlarıyla dikkat çekiyor. Ayrıca sistem çalışırken arka planda çalan dinamik müzikler, kullanıcı deneyimini tamamen farklı bir boyuta taşıyor.Bu yeni gösterge paneli, klasik Atari oyunu Tempest’i yenmek üzere tasarlanmış bir yapay zeka projesinin parçası olarak geliştirildi. Tasarımın kodları ise Plummer tarafından şeffaf bir şekilde GitHub üzerinde paylaşıldı. Modern Windows 11 arayüzüyle kıyaslandığında oldukça niş bir kitleye hitap eden bu görünüm, teknoloji meraklıları için eğlenceli bir “ya şöyle olsaydı” senaryosu sunuyor.Ancak bu görsel şölenin bir maliyeti bulunuyor. Plummer, sistemin kaynak kullanımıyla ilgili sorulara dürüst bir yanıt vererek, uygulamanın GPU (grafik işlemci) üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu ifade etti. Yapılan testlerde, yazılımın M2 işlemcili bir Mac Pro üzerinde 30 FPS hızında çalışırken grafik işlemcinin yaklaşık %75’ini kullandığı belirtildi. Bu durum, aracın günlük kullanım için pek pratik olmadığını gösteriyor.

Windows Görev Yöneticisi, Dave Plummer, Tempest AI, Retro Tasarım, Microsoft, GitHub, GPU kullanımı

Dave Plummer, Görev Yöneticisi’ni ilk olarak boş zamanlarında bir yan proje olarak geliştirmiş, ancak yazılımın başarısı onu Windows NT ve sonraki tüm sürümlerin vazgeçilmez bir parçası haline getirmişti. Microsoft son yıllarda bu aracı güncellemeye devam ederek, 2022’de tasarımını yenilemiş ve 2024’te bellek hız birimlerini MHz yerine MT/s olarak değiştirmek gibi teknik düzenlemeler yapmıştı.

Tesla Ölümlü Otopilot Kazası için 243 Milyon Dolar Ödeyecek!

 

Elektrikli araç üreticisi Tesla, 2019 yılında otopilot sisteminin karıştığı ölümlü bir trafik kazası nedeniyle büyük bir darbe aldı. ABD’li bir yargıç, şirketin jüri kararını bozma girişimini reddederek 243 milyon dolarlık devasa tazminat cezasını resmen onadı.

Mahkeme Tesla Tarafından Yapılan İtirazları Kesin Olarak Reddetti

Bölge Yargıcı Beth Bloom, cuma günü aldığı kararla şirketin bu trajik kazada kısmen sorumlu olduğuna hükmetti. Yargıç Bloom, Ağustos 2025 tarihinde jüri tarafından verilen kararı destekleyecek yeterli kanıt bulunduğunu belirtti. Üstelik şirketin, mağdurlara milyonlarca dolar ödenmesini gerektiren bu karara itiraz etmek için yeni veya geçerli bir argüman sunamadığı vurgulandı.

Otopilot Devredeyken Meydana Gelen Trajik Kaza

Yıllardır devam eden bu hukuki süreç, 2019 yılında yaşanan korkunç bir olaya dayanıyor. Model S sürücüsü George McGee, otopilot özelliği devredeyken yere düşen telefonunu almak için eğilmişti. Bu esnada araç, yol kenarında park halinde duran bir SUV modeline şiddetle çarptı. Çarpmanın etkisiyle aracın yanında duran Naibel Benavides Leon hayatını kaybederken, Dillon Angulo ise ağır şekilde yaralandı.

Şirket Sürücüyü Suçluyor ve Temyiz Sürecine Hazırlanıyor

Şirket yönetimi Yargıç Bloom’un kararı hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak hukuk uzmanları, markanın bu kararı daha yüksek bir mahkemeye taşıyarak temyize gitmesine kesin gözüyle bakıyor. Şirket avukatları daha önce sistemde herhangi bir kusur olmadığını savunarak tüm suçu sürücüye atmaya çalışmıştı. Bu büyük dava sürerken, Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) de markanın otopilot sistemlerine yönelik soruşturmalarına devam ediyor.

Nvidia OpenAI için 30 Milyar Dolarlık Yatırım Yapıyor

 

Akıllı teknoloji pazarında dengeleri tamamen değiştirecek tarihi bir adım atılıyor. Küresel çip üreticisi Nvidia, en büyük müşterilerinden biri olan OpenAI için 30 milyar dolarlık devasa bir yatırım paketini tamamlamak üzere masaya oturuyor.

Nvidia ve OpenAI Arasındaki Stratejik Ortaklık Büyüyor

Bu stratejik finansman hamlesi, yapay zeka şirketinin toplamda 100 milyar doların üzerinde kaynak aradığı dev bir turun parçasını oluşturuyor. Sürecin başarıyla sonuçlanmasıyla birlikte, ChatGPT geliştiricisinin piyasa değeri yaklaşık 830 milyar dolara ulaşarak tarihin en büyük özel sermaye artışlarından birine imza atacak. Ayrıca Amazon ve SoftBank gibi diğer teknoloji devleri de bu tarihi fona doğrudan katılım sağlıyor.

Yapay Zeka Ekosisteminde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Yeni yatırım kararı, gelişmiş sistemler tasarlayan teknoloji şirketleri arasındaki karmaşık finansal ve stratejik bağları açıkça ortaya koyuyor. Şirket, sağladığı bu büyük sermayeyle sadece bir donanım tedarikçisi olmaktan çıkıp yapay zeka pazarının ana ortaklarından birine dönüşüyor. İki teknoloji devi arasındaki bu doğrudan bağ, küresel rekabet ortamında sınırları yeniden belirliyor.

Eski Altyapı Planı Yerini Doğrudan Sermayeye Bırakıyor

Mevcut doğrudan yatırım kararı, geçtiğimiz eylül ayında duyurulan 100 milyar dolarlık uzun vadeli altyapı taahhüdünün yerini alıyor. Şirket başlangıçta donanım anlaşmalarına bağlı aşamalı bir fonlama sistemi kurmayı planlıyordu. Ancak sürecin yavaş ilerlemesi tarafları daha net bir hisse yatırımına yöneltti. OpenAI ise elde edeceği bu devasa taze kaynağın büyük bir bölümünü modellerini eğitmek ve yeni çip donanımları satın almak için harcıyor.

Huawei Telefonlarına Dev Grafik Gücü Geliyor

 

Akıllı telefon dünyasında heyecan verici sızıntılar peş peşe geliyor. Çinli teknoloji devi Huawei, 2026 yılında piyasaya süreceği yeni nesil cihazlarında işlemciden ziyade grafik performansında büyük bir devrim yaratıyor.

Yeni Huawei Cihazları Tam Olarak Neler Sunuyor?

Weibo platformundaki tanınmış sızıntı kaynağı GuoJing, gelecek nesil telefonların harika teknolojik bileşenlerle geleceğini duyurdu. Grafik işlem birimleri, yüksek kaliteli filmler izlemek veya zorlu oyunlar oynamak gibi yoğun işlemleri inanılmaz derecede hızlandırıyor. Ayrıca bu yenilik, akıcı arayüz animasyonları ve gecikmesiz gerçekçi görseller sağlayarak genel kullanıcı deneyimini zirveye taşıyor.

Grafik Performansı ve Pil Verimliliği Artıyor

Güçlü grafik işlemcileri, fotoğraf ve video işleme süreçlerini gözle görülür şekilde kısaltıyor. Bununla birlikte karmaşık artırılmış gerçeklik uygulamaları için sisteme tam destek sunuyor. Genel olarak bu donanım, pil verimliliğinden oyunlara kadar tüm cihazın tepki süresini iyileştiriyor. Ancak kaynaklar, yeni birimin henüz piyasadaki güncel işlemcilerin tam seviyesine ulaşmadığını ve geliştirme aşamasının sürdüğünü belirtiyor.

Yepyeni Amiral Gemisi Modelleri Piyasaya Çıkıyor

Şirket, 2026 yılının ilk yarısında birçok iddialı cihazı piyasaya sürmeye odaklanıyor. Markanın yeni ürün yelpazesi; Pura 90 serisi, katlanabilir Pura X2 ve özel oyuncu telefonu Mate 80 GTS modellerinden oluşuyor. Uzmanlar, devasa grafik yükseltmesinin doğrudan Mate 80 GTS modeliyle geleceğine inanıyor. Çıkış tarihi henüz netleşmeyen bu cihazın, markanın bugüne kadarki en güçlü telefonu olacağı iddia ediliyor.

Yayıncılığın Sonu mu Geliyor?

 Bugün otomobilimizin içinde kameramızı açtık ve hem yolda ilerlerken hem de teknoloji dünyasındaki son gelişmeleri oldukça samimi bir dille masaya yatırmak istedik. Sohbete, ismini vermeden test ettiğimiz ve Gemini yapay zeka özellikleri ile şarj hızını değerlendirdiğimiz yeni bir akıllı telefonun detaylarıyla başlıyoruz. Bu cihazın yapay zeka entegrasyonunu överken, pazardaki en büyük rakiplerinden Apple’ın bu konudaki eksikliklerini ve kullanıcı deneyimini enine boyuna tartışıyoruz.Videonun ilerleyen dakikalarında ise asıl odak noktamız olan dijital yayıncılığın geleceğine ve influencer ekosisteminin gidişatına derinlemesine bir giriş yapıyoruz. Levent Pekcan’ın da çok doğru bir şekilde ifade ettiği gibi, bu yılın sektör için tam anlamıyla bir “silkeleme yılı” olduğunu düşünüyoruz. Geleneksel teknoloji medyasının bireysel içerik üreticilerine karşı ayakta kalma mücadelesini ve yapay zekanın içerik üretimini nasıl otomatize ederek gazeteciliği tehdit ettiğini tüm gerçekliğiyle anlatıyoruz.

Sektörün kanayan yaralarından biri olan marka ve yayıncı ilişkisine de ayna tutuyoruz. Artık izleyicilerin gerçekten objektif ürün incelemeleri bulmakta ne kadar zorlandığını, birçok kişinin sponsorluk anlaşmalarını kaybetme korkusuyla ürünlerin eksi yönlerini söylemekten çekindiğini açıkça ifade ediyoruz. Dürüst ve yapıcı bir eleştiri yapıldığında markaların ambargo uygulayıp iletişimi kesmesinin, piyasayı neden tamamen övgü dolu ve taraflı içeriklere boğduğunu kendi tecrübelerimiz üzerinden değerlendiriyoruz.

Bununla birlikte, özellikle yeni neslin hızla değişen içerik tüketim alışkanlıklarını da sorguluyoruz. İnsanların dikkat sürelerinin giderek kısalmasıyla, uzun ve detaylı teknolojik incelemelerin yerini bir dakikalık kısa videolara bırakmasının yayıncılığı nasıl zorlaştırdığını konuşuyoruz. Markaların pazarlama bütçelerinin, işin uzmanı olmayan kişilere veya sahte takipçili hesaplara kaymasının yarattığı haksız rekabet ortamını gözler önüne seriyoruz.

NASA Artemis II Fırlatması için Geri Sayım Başladı

 

NASA, uzay araştırmalarında tarihi bir dönüm noktasına ulaşıyor. Başarıyla tamamlanan ikinci yakıt testinin ardından, merakla beklenen Artemis II görevi için hazırlıklar hız kazandı. Yetkililer, dört astronotu Ay’ın yörüngesine taşıyacak bu heyecan verici uçuşun en erken 6 Mart tarihinde gerçekleşeceğini müjdeledi.

Artemis II Yakıt Testleri Başarıyla Tamamlandı

Uzay ajansı, şubat ayının başlarında yapılan ilk denemede tehlikeli bir hidrojen sızıntısıyla karşılaşmıştı. Bu nedenle teknisyenler, fırlatma rampasındaki devasa roketin arızalı contalarını hızla yeniledi. Perşembe gecesi gerçekleştirilen ikinci ıslak prova ise tamamen sorunsuz geçti. NASA yöneticilerinden Lori Glaze, sistemin planlanan süre içinde yakıtla doldurulduğunu doğruladı.

Fırlatma Takvimi ve Uçuş Detayları Netleşti

Ekipler kalan son hazırlıkları tamamlarsa, devasa roket 6 Mart gecesi gökyüzüyle buluşacak. Ayrıca kurumun elinde 7, 8, 9 ve 11 Mart tarihlerini kapsayan alternatif fırlatma pencereleri de bulunuyor. Uçuş planına göre Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Jeremy Hansen’dan oluşan mürettebat, Ay’ın uzak tarafında 10 günlük bir yolculuğa çıkacak. Böylece astronotlar, 1972 yılından bu yana Ay’ın yakınına giden ilk insanlar olarak tarihe geçecek.

İlk denemede sıvı hidrojen sızıntısı güvenlik sınırını yüzde 16 oranında aşmıştı. Ancak yeni teflon contaların kullanıldığı son testte bu oran sadece yüzde 1.6 seviyesinde kaldı. Fırlatma direktörü Charlie Blackwell-Thompson, donanımın son derece başarılı bir performans sergilediğini belirtti. Bununla birlikte mühendisler, test sırasında ortaya çıkan ufak iletişim ve aviyonik sorunlarını incelemeye devam ediyor.

Astronotlar Tıbbi Karantina Sürecine Girdi

Tarihi uçuşa sayılı günler kala mürettebatın sağlık hazırlıkları da başladı. Dört cesur astronot, cuma günü Houston’daki merkezlerinde standart iki haftalık tıbbi karantina sürecine girdi. Ekip, fırlatmadan yaklaşık bir hafta önce Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’ne geçiş yapacak. Planlanan bu başarılı uçuş, gelecekteki Ay’a iniş görevleri için en önemli basamak olacak.

Nothing Phone (4a) Snapdragon İşlemcilerini Doğruladı

 Akıllı telefon pazarının yenilikçi markası, merakla beklenen Nothing Phone (4a) serisi hakkında kritik bir detayı resmen onayladı. Şirket, 5 Mart tarihinde tanıtılacak yeni cihazlarının gücünü Qualcomm üretimi Snapdragon yonga setlerinden alacağını duyurdu.

Yeni Nothing Phone (4a) Snapdragon İşlemcilerle Geliyor

Teknoloji üreticisi, X platformu üzerinden paylaştığı bir tanıtım görseliyle söylentilere son noktayı koydu. Şirket, hem standart modelin hem de üst düzey Pro versiyonun Qualcomm işlemciler kullanacağını kesinleştirdi. Bu stratejik hamle, daha önce piyasaya çıkan serinin başarılı çizgisini devam ettiriyor. Ancak yeni cihazlarda tam olarak hangi model işlemcinin kullanılacağı şimdilik sırrını koruyor.

Snapdragon 7s Gen 4 İşlemcisi Bekleniyor

Sızıntılar ve performans testleri, standart modelin Qualcomm Snapdragon 7s Gen 4 ile geleceğini güçlü bir şekilde işaret ediyor. Bu işlemci, 4nm üretim süreciyle tasarlanıyor ve 2.7GHz hızında çalışan bir adet Cortex-A720 ana çekirdek barındırıyor. Ayrıca bu güçlü işlemciye yüksek performanslı Adreno grafik birimi eşlik ediyor. Kağıt üzerinde bu donanım, cihazı orta segmentte oldukça rekabetçi bir konuma başarıyla taşıyor.

Batarya, Kamera ve Yenilenen Aydınlatma Sistemi

İşlemci detaylarının ötesinde, her iki modelin de bazı temel donanım özelliklerini paylaşması bekleniyor. Cihazlar, 50W kablolu hızlı şarj destekli 5.400mAh kapasiteli devasa bir batarya ile kutudan çıkıyor. Buna ek olarak, arka tarafta 3.5x optik yakınlaştırma sunan 50 megapiksel telefoto kamera yer alıyor. Serinin en belirgin donanımsal farkı ise ikonik arka aydınlatma tasarımında ortaya çıkıyor.

Serinin Modelleri Arasındaki Tasarım Farkları

Standart model, dokuz adet bağımsız LED içeren sadeleştirilmiş bir Glyph Bar kullanıyor. Diğer yandan Pro modelin, amiral gemisi serilerden ilham alan daha gelişmiş bir Glyph Matrix sistemine sahip olacağı belirtiliyor. Tüm bu heyecan verici donanım detaylarının kesinleşmesi için 5 Mart tarihindeki resmi lansmanı beklememiz gerekiyor.

Oyun Yasası Sektörü İkiye Böldü!

 Türkiye’nin dijital oyun sektörünü yakından ilgilendiren yeni oyun yasası taslağı, sektör paydaşları ile kamu kurumları arasında yoğun müzakerelere sahne oluyor. Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği (TOGED) tarafından yapılan açıklamaya göre, taslağın genel çerçevesi olumlu karşılansa da, sonradan eklenen bir madde sektörde ciddi endişelere yol açtı.

Geçtiğimiz günlerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda (BTK) Ulaştırma Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın da katılımıyla geniş kapsamlı bir toplantı düzenlendi. Toplantıya TOGED’in yanı sıra Tencent ve Moonton gibi küresel yayıncılar, yerli geliştiriciler ve yatırım gruplarından oluşan 26 sektör temsilcisi katıldı.

Yeni Oyun Yasası Taslağında Neler Var?

TOGED’in açıklamasına göre, yasa taslağının ana iskeleti üç temel üzerine kurulu: Türkiye’de temsilci bulundurulması, etkin bir ebeveyn kontrol mekanizması ve sağlıklı bir yaş derecelendirme sistemi. Dernek, bu üç başlığın doğru tasarlandığı takdirde çocukların korunması ve dijital okuryazarlığın güçlendirilmesi hedefleriyle uyumlu olacağını belirtiyor. Ayrıca, Türkiye’nin Avrupa genelinde yaygın olarak kullanılan PEGI yaş derecelendirme sistemini resmen tanımasının sağlayacağı avantajlar da toplantıda bir kez daha vurgulandı.

Sektörü Endişelendiren “Ucu Açık” Madde

Bununla birlikte, toplantıda daha önce sektörle paylaşılmamış bir ek madde gündeme geldi. Bu maddenin, kamu kurumlarına oldukça geniş ve kapsamı net olarak tanımlanmamış bir yetki alanı tanıdığı ifade ediliyor. TOGED, bu maddenin oyunların içeriklerine ve mekaniklerine yönelik düzenlemeler getirmesinden ve oyun platformları açısından uygulanması mümkün olmayan kararlar doğurmasından endişe duyuyor.

Açıklamada, bilgisayar oyunlarının devasa yazılım projeleri olduğu ve bir video içerik gibi kolayca değiştirilemeyeceği belirtildi. Bu tür belirsiz ve ucu açık yükümlülüklerin, küresel oyun platformlarını Türkiye pazarına yönelik faaliyetlerini sonlandırma riskini beraberinde getirebileceği değerlendiriliyor. Bu durum, platformların Türkiye’ye temsilci atamaktan çekinmesine de neden olabilir.TOGED, tanımsız ve yoruma açık yapısı nedeniyle bu maddeye itirazını net bir şekilde dile getirdiğini ve yetkililerin konuyu tekrar değerlendireceklerini ilettiklerini açıkladı. Dernek, sürecin takipçisi olmaya devam edeceğini kamuoyuna duyurdu.

Yapay Zekayı Bırakın! Süper Zeka Geliyor!

 OpenAI CEO’su Sam Altman, yapay zeka dünyasında büyük yankı uyandıran önemli açıklamalarda bulundu. Yeni Delhi’de düzenlenen Hindistan Yapay Zeka Etki Zirvesi 2026’da konuşan yönetici, 2028 yılının sonuna kadar süper zekanın erken formlarıyla karşılaşabileceğimizi belirtti. Hatta dünyanın entelektüel kapasitesinin çok büyük bir kısmının veri merkezlerinde yer alabileceğine dair oldukça çarpıcı bir öngörüde bulunarak bu durumun ciddiyetle ele alınması gerektiğini söyledi.

OpenAI’dan Çarpıcı Tahmin: Süper Zeka Gelecekte CEO’ların İşini Alabilir

Bu devasa teknolojik sıçramanın getirebileceği tehlikelere de değinen Altman, yapay zekanın demokratikleşmesinin kesinlikle şart olduğunu vurguladı. Bu teknolojinin tek bir ülke veya şirketin elinde toplanmasının felakete yol açabileceğini belirterek, insanlığın gelişimi için gücün dağıtılması gerektiğini savundu. Bu doğrultuda, sınır ötesi koordinasyonu sağlamak ve değişen durumlara anında müdahale edebilmek amacıyla Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) benzeri küresel bir yapay zeka denetim kurumunun kurulmasını önerdi.

Sam Altman, OpenAI, yapay zeka, ChatGPT, süper zeka, veri merkezi, Hindistan, Stargate

Bazı kesimlerin büyük teknolojik buluşlar uğruna otoriter rejimlere boyun eğebileceği konusunda da uyarılarda bulunan OpenAI lideri, “Bazı insanlar kanserin tedavisi karşılığında etkili bir totalitarizmi isteyebilir” diyerek böyle bir değiş tokuşun kesinlikle kabul edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.Zirvede paylaşılan dikkat çekici verilere göre, Hindistan’da her hafta 100 milyondan fazla kişi ChatGPT kullanıyor ve bu devasa kitlenin üçte birinden fazlasını öğrenciler oluşturuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra küresel çapta en büyük ikinci kullanıcı tabanına sahip olan Hindistan, OpenAI’ın en hızlı büyüyen pazarı konumunda bulunuyor. Bu büyümenin bir yansıması olarak şirket, Tata Consultancy Services ile Hindistan’da yapay zeka veri merkezi altyapısı kurmak üzere büyük bir ortaklık duyurdu. Küresel Stargate girişiminin bir parçası olan ve 100 megavat kapasiteyle başlayıp 1 gigavata kadar çıkabilecek bu tesis, en gelişmiş yapay zeka modellerinin Hindistan sınırları içinde güvenle çalıştırılmasını sağlayacak.

Sam Altman, OpenAI, yapay zeka, ChatGPT, süper zeka, veri merkezi, Hindistan, Stargate

Teknolojinin iş dünyasında yaratacağı sarsıntıları inkar etmeyen Altman, yapay zekanın önemli ölçüde istihdam kaybına yol açacağını ancak insanların her zaman yeni ve daha iyi işler bulacağına inandığını ifade etti. Oldukça gelişmiş yapay zeka sistemlerinin büyük şirketlerin CEO’larından ve en iyi araştırmacı bilim insanlarından daha başarılı olabileceğini söyleyerek teknolojinin potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.Önümüzdeki birkaç yılın küresel toplum için büyük bir sınav olacağını belirten ünlü yönetici, ya insanların güçlendirileceğini ya da gücün tek bir yerde toplanacağını ifade ederek sözlerini tamamladı. Peki yapay zekanın bu kadar hızlı gelişmesi ve gelecekte dev şirketleri bile yönetecek, insanlardan daha iyi kararlar alacak kapasiteye ulaşması ihtimali hakkında siz ne düşünüyorsunuz, yapay zeka gerçekten de insanların işini tamamen elinden alabilir mi?

Metaverse Cebinize Geliyor!

 Meta, bugüne kadar metaverse dünyasına en yakın projesi olan Horizon Worlds’ü Quest VR platformundan resmen ayırma kararı aldı. Reality Labs İçerik Başkan Yardımcısı Samantha Ryan tarafından yayınlanan yeni bir blog yazısına göre şirket artık bu iki ürünü farklı yönlerde geliştirecek. Bu ayrılık kararı, şirketin çevrimiçi etkileşimlerin geleceği olarak gördüğü kapsayıcı sanal dünya planlarıyla çelişiyor gibi görünse de son dönemde atılan adımlarla uyumlu ilerliyor. Özellikle maliyetli Reality Labs bölümünde yapılan kesintiler ve Mark Zuckerberg’in akıllı gözlükler gibi yapay zeka donanımlarına odaklanma hedefi bu kararın arkasındaki temel nedenler arasında yer alıyor.

Meta’dan Büyük Metaverse Kararı: Horizon Worlds Mobil Cihazlara Geliyor

Samantha Ryan, her iki ürünün de büyümesi için daha fazla alan yaratmak amacıyla bu platformları kesin çizgilerle ayırdıklarını belirtiyor. Şirket, sanal gerçeklik (VR) geliştirici ekosistemine yatırımlarını iki katına çıkarırken, Horizon Worlds’ün odağını ise neredeyse tamamen mobil cihazlara kaydırıyor. Bu sayede Meta, her iki platformun da kendi hedeflerine çok daha net bir şekilde odaklanmasını sağlamayı amaçlıyor.

Meta, Horizon Worlds, Quest VR, Metaverse, Mobil, Sanal Gerçeklik, Mark Zuckerberg, Roblox

Aslında Meta, 2023 yılından bu yana sanal gerçeklik uygulamasının yanı sıra Horizon Worlds’ün mobil ve web sürümlerini de geliştiriyordu. Platformun öncelikli olarak mobil odaklı bir yapıya geçmesi sıkı sanal gerçeklik hayranları için üzücü olsa da stratejik bir anlam taşıyor. Bu hamle Horizon Worlds’ü kullanıcıların kendi dünyalarını ve oyunlarını yaratıp para kazanabildiği Roblox veya Fortnite gibi devlere karşı daha güçlü ve doğal bir rakip haline getiriyor. Meta ayrıca oyunları dünyanın en büyük sosyal ağlarındaki milyarlarca insanla buluşturarak bu işi çok daha kolay büyütebileceğine inanıyor

Meta, Horizon Worlds, Quest VR, Metaverse, Mobil, Sanal Gerçeklik, Mark Zuckerberg, Roblox

Şirket bu yılın başlarında kendine ait birkaç sanal gerçeklik oyun stüdyosunu kapatmış olsa da platformda oyun yayınlayan üçüncü taraf geliştiricileri desteklemeye devam etmek istiyor. Geliştiriciler için yeni para kazanma araçları, daha iyi keşfedilebilirlik seçenekleri, yeni bir “Fırsatlar” sekmesi ve müşterilerle iletişim kurmanın daha fazla yolu sunulacak. Quest’in oyun kütüphanesini güçlü tutmak gelecekte de büyük önem taşıyacak. Aralık 2025’te Business Insider’ın bildirdiğine göre şirket oyun odaklı yeni bir Quest başlığı üzerinde çalışıyor. Ayrıca Meta CTO’su Andrew Bosworth da bu şubat ayının başlarında yol haritalarında birden fazla Quest cihazı olduğunu doğruladı.Meta’nın sanal dünyaları mobil cihazlara taşıyarak daha fazla kişiye ulaşma hedefi teknoloji dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Şirketin yapay zeka destekli donanımlara ve mobil platformlara yönelmesi sektörün geleceğini doğrudan etkileyecek gibi duruyor. Peki siz Meta’nın metaverse stratejisini mobil odaklı hale getirmesi hakkında ne düşünüyorsunuz, sanal dünyaları deneyimlemek için VR gözlükleri yerine akıllı telefonunuzu kullanmayı tercih eder misiniz?

Hem Alüminyum hem de mekanik&hotswap oyuncu klavyesi inceleme! (Philips Evnia SPK8618UPRH)

 

Yekpare Alüminyum Kasa – Gerçek Premium Hissiyat

Piyasada birçok klavyede üst plakanın alüminyum olduğunu görüyoruz. Ancak Philips Evnia SPK8618’te kasa tamamen yekpare alüminyum.
Altıyla, gövdesiyle komple alüminyum!
Bu da ne sağlıyor?
Ele aldığınız anda ciddi bir ağırlık hissi
Soğuk ve tok metal dokunuş
Premium bir kullanım deneyimi
Daha sağlam ve dayanıklı yapı
Gerçekten elinize aldığınızda farkını hissettiğiniz bir klavye.

Kutu Açılışı & Tasarım

Videoda önce kutu açılışını yapıyoruz ve ardından tasarım detaylarına geçiyoruz.
%75 form faktöründe olması benim en sevdiğim boyutlardan biri. Hem kompakt hem de fonksiyon tuşları korunmuş.
Minimal masa düzeni sevenler için ideal.

🔌 Bağlantı Seçenekleri – Tüm Cihazlarla Uyumlu
Bu klavye tam bir üçlü bağlantı canavarı:
2.4GHz kablosuz (1000Hz polling rate)
Bluetooth
Kablolu kullanım
2.4GHz alıcı ile 1000Hz desteği sayesinde gecikme minimum seviyede.
Bluetooth ile biraz daha yüksek gecikme olsa da günlük kullanım için fazlasıyla yeterli.
PC, laptop, tablet, hatta farklı cihazlar arasında kolay geçiş yapabiliyorsunuz.

Mekanik & Hotswap Avantajı

Philips Evnia SPK8618 mekanik ve hotswap destekli.
Hotswap olması büyük avantaj çünkü:
Bozulan switch’i lehim yapmadan değiştirebilirsiniz
Farklı ses karakteri denemek isteyenler için ideal
Uzun ömürlü kullanım sağlar
Switch tarafında Philips’in kendi mor renkli switch’leri kullanılıyor ve açıkçası duyduğum en tatmin edici klavye seslerinden birine sahip diyebilirim. Tok, dengeli ve keyifli bir yazım hissi var.

RGB Aydınlatma & Yazılım

RGB tarafında birçok farklı mod bulunuyor.
Sıkılmadan uzun süre kullanabileceğiniz efekt seçenekleri mevcut.
Aydınlatmayı:
Klavye üzerindeki FN + yön tuşları kombinasyonlarıyla
Philips Evnia yazılımı üzerinden
kontrol edebiliyorsunuz.
Ayrıca yazılım üzerinden macro atamaları da yapılabiliyor.

PBT Keycaps & Küçük Bir Eksi

Klavye PBT keycaps ile geliyor ve görünüm gerçekten çok şık.
Ancak burada küçük bir detay var:
Tuş üzerindeki harfler şeffaf değil, yani RGB ışık tuşların içinden geçmiyor.
Bu nedenle yaptığınız RGB modlarını tuşların üzerinden net şekilde göremiyorsunuz.
Bu bazı kullanıcılar için eksi olabilir.

4000mAh Batarya

İçerisinde 4000mAh batarya bulunuyor.
RGB açık kullanımda bile tatmin edici bir pil performansı sunuyor ve kablosuz kullanım için oldukça yeterli.

Genel Değerlendirme

Philips Evnia SPK8618:
%75 mekanik klavye
Yekpare alüminyum kasa
Hotswap destekli
2.4GHz 1000Hz + Bluetooth + Kablolu
RGB aydınlatma
PBT keycaps
4000mAh batarya
Premium hissiyat isteyen ve farklı bir kasa yapısı arayanlar için gerçekten dikkat çekici bir model.

Samsung Galaxy S26 Tanıtım Tarihi Açıklandı

 

Teknoloji dünyasının merakla beklediği Galaxy S26 serisi için resmi tanıtım tarihi kesinleşti. Samsung tarafından yapılan duyuruya göre, yeni amiral gemisi telefonlar ve Galaxy Buds 4 kulaklıklar, 25 Şubat tarihinde düzenlenecek olan “Unpacked” etkinliğinde teknoloji severlerin beğenisine sunulacak. Lansman öncesinde ise serinin tüm teknik özellikleri ve Avrupa fiyatları güvenilir kaynaklar tarafından sızdırıldı.

Samsung Galaxy S26 Serisi Özellikleri Nasıl Olacak?

Sızıntılara göre, serinin standart modeli olan Galaxy S26, güçlü donanım özellikleriyle dikkat çekiyor. Cihaz, 6,3 inç boyutunda, 120 Hz yenileme hızına sahip Dynamic AMOLED 2X bir ekranla gelecek. Performansını pazara bağlı olarak Exynos 2600 ya da Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemciden alacak olan telefon, 12 GB RAM ile desteklenecek. 25W şarj destekli 4.300 mAh bataryaya sahip modelin kamera özellikleri de iddialı. Arkada 50 MP ana kamera, 10 MP telefoto ve 12 MP ultra geniş açı sensörleri bulunacak.

Serinin ortanca modeli Galaxy S26 Plus ise daha büyük bir ekran ve batarya kapasitesi sunuyor. 6,7 inçlik 3120×1440 piksel çözünürlüklü Dynamic AMOLED 2X ekranla donatılan cihaz, 45W hızlı şarj destekli 4.900 mAh bataryadan güç alacak. İşlemci ve RAM seçenekleri standart modelle aynı olan S26 Plus, kamera kurulumuyla da benzer bir yapı sunarak yüksek kaliteli fotoğraf ve video deneyimi vaat ediyor.

Samsung Galaxy S26 Serisi

Galaxy S26 Ultra Güçlü Donanımı ile Dikkat Çekecek

Ailenin en güçlü üyesi olan Galaxy S26 Ultra, donanım özellikleriyle rakiplerine gözdağı veriyor. 6,9 inçlik devasa ekranıyla öne çıkan model, tüm pazarlarda Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemciyle satışa sunulacak. 12 GB ve 16 GB RAM seçeneklerine sahip olacak telefonun depolama alanı ise 1 TB’a kadar çıkacak.

60W şarj destekli 5.000 mAh bataryasıyla uzun kullanım ömrü sunan S26 Ultra, kamera tarafında ise 200 megapiksellik bir ana sensöre ev sahipliği yapıyor. Bu kameraya 50 MP periskop telefoto, 10 MP telefoto ve 50 MP ultra geniş açı kameralar eşlik ediyor.

Galaxy S26 Fiyatı Ne Kadar Olacak?

Bununla birlikte, sızdırılan bilgilere göre serinin Avrupa başlangıç fiyatları da belli oldu. Galaxy S26 için 999 euro, Galaxy S26 Plus için 1.269 euro ve Galaxy S26 Ultra için 1.469 euro gibi bir fiyatlandırma bekleniyor. Ayrıca, seride “Privacy Display” adında donanımsal bir ekran özelliğinin olacağı belirtilse de bu teknolojinin detayları henüz gizemini koruyor.

Android 17 için Geri Sayım Başladı

 Google, teknoloji dünyasında heyecan yaratan bir duyuruyla, mobil işletim sisteminin bir sonraki büyük güncellemesi olan Android 17 beta sürümü için ilk yapının çok yakında yayınlanacağını resmen doğruladı. Android 16 QPR3 Beta 2.1 güncellemesinin Pixel cihazlar için son yapı olmasının ardından gelen bu haber, milyonlarca Android kullanıcısını yeni özellikler ve iyileştirmeler konusunda beklentiye soktu.

Android 17 Beta Sürümü Neler Sunacak?

Google’ın açıklamalarına göre, Android 17’nin ilk beta sürümü, önceki yıllardaki geliştirme döngülerinden önemli bir farklılık gösterecek. Şirket, bu yıl geleneksel hale gelen “Geliştirici Önizlemesi” (Developer Preview) adımlarını atlayarak doğrudan Beta 1 sürümünü kullanıcılara sunacak. Bu strateji değişikliği, Google’ın yeni işletim sisteminin temelini daha stabil bir yapı üzerine kurduğunu ve geliştirme sürecini hızlandırmayı hedeflediğini gösteriyor.

Yeni beta, mevcut Android 16 QPR platformunun üzerine inşa edilecek ve öncelikli olarak en son hata düzeltmeleri, kararlılık ve performans iyileştirmelerini içerecek. Bu, kullanıcıların ilk betadan itibaren daha sorunsuz bir deneyim yaşamasını sağlamayı amaçlıyor.

Android 17 Beta 1 sürümünün yakında yayınlanacağını gösteren konsept görsel

Bununla birlikte, sızdırılan ilk bilgiler ve teknoloji kulislerinde konuşulanlar, Android 17’nin sadece bir kararlılık güncellemesi olmayacağını işaret ediyor. Özellikle oyun performansı konusunda ciddi yükseltmeler ve oyunculara yönelik yeni yetenekler sunulması bekleniyor. Ayrıca, kullanıcı arayüzünde ve gizlilik ayarlarında da çeşitli yeniliklerin olacağı tahmin ediliyor. Tüm bu değişikliklerin detayları, ilk beta sürümü yayınlandığında netlik kazanacak.

Yeni Beta Sürümüne Kimler, Ne Zaman Erişebilecek?

Her zaman olduğu gibi, yeni Android sürümünü ilk deneyimleyecek olanlar Google’ın kendi Pixel cihazlarının kullanıcıları olacak. Halihazırda Android Beta Programı’na kayıtlı olan ve cihazlarında Android 16 QPR3 Beta 2.1 sürümünü kullanan Pixel sahipleri, Android 17 Beta 1 güncellemesini otomatik olarak alacaklar. Beta programında kalmak istemeyen kullanıcıların ise güncelleme yayınlanmadan önce programdan ayrılmaları gerekecek.Google’ın kararlı Android 17 sürümünü ise 2026 yılının Haziran ayı civarında yayınlaması öngörülüyor. Diğer akıllı telefon üreticilerinin ise kendi cihazları için Android 17 beta programlarını, Pixel’ler için yayınlandıktan birkaç hafta sonra başlatmaları bekleniyor. Bu nedenle, Samsung, Xiaomi, OnePlus gibi markaların kullanıcıları yeni işletim sistemini denemek için bir süre daha beklemek durumunda kalacaklar.

Galaxy Rekora Koşuyor! iPhone’u Yakaladı!

 Yapılan son araştırmalar, dünya genelindeki aktif Samsung telefon sayısının 1 milyar adedi aştığını ortaya koydu. Bu etkileyici başarı, Güney Koreli teknoloji devini küresel akıllı telefon pazarında Apple’ın hemen arkasında ikinci sıraya yerleştiriyor. İki dev marka, birlikte dünyadaki aktif akıllı telefonların %44’ünden fazlasını oluşturuyor.

Samsung, Apple’ı Yakaladı

Counterpoint Research tarafından yayınlanan rapora göre, Apple ve Samsung, bir milyar aktif kullanıcı barajını aşabilen tek markalar olarak öne çıkıyor. Bu durum, her iki şirketin de pazardaki güçlü varlığını, kullanıcı sadakatini ve gelişmiş ekosistemlerini kanıtlar nitelikte. Raporda, Apple’ın aktif akıllı telefon pazarındaki payı yaklaşık %24 olarak belirtilirken, Samsung Galaxy cihazları ise %19‘luk bir paya sahip.

Bu başarının arkasında yatan temel nedenler arasında; dayanıklı donanımlar, uzun süreli yazılım güncelleme desteği, cihazların ikinci el pazarındaki yüksek değeri ve markaların sunduğu entegre ekosistem deneyimi bulunuyor. Kullanıcılar, bu faktörler sayesinde markalara olan bağlılıklarını sürdürüyor.

Küresel Aktif Akıllı Telefon Pazar Payı Grafiği

Pazardaki Diğer Oyuncular ve Rekabetin Geleceği

Samsung ve Apple’ın hakimiyetine rağmen, pazardaki diğer oyuncular da önemli bir kullanıcı tabanına sahip. Xiaomi, OPPO, Vivo ve Huawei gibi markaların her biri dünya çapında 200 milyondan fazla aktif akıllı telefona sahip. Ancak, bu markaların 600 dolar ve üzeri olarak tanımlanan premium segmentteki pazar payları henüz tek haneli rakamlarda seyrediyor.

Ayrıca, donanım alanındaki yeniliklerin yavaşlamasıyla birlikte rekabetin giderek yazılım deneyimi ve ekosistem gücüne kaydığı gözlemleniyor. Bu alanda Apple ve Samsung, rakiplerine kıyasla net bir avantaja sahip olmaya devam ediyor. Bu durum, gelecekte pazar liderliğini korumaları için önemli bir koz olarak görülüyor.

Huawei Yeni Amiral Gemileri için 7.000 mAh Batarya Test Ediyor

  Telefon pazarında donanım rekabeti işlemci ve kamera odağından sıyrılarak batarya teknolojilerine doğru kayıyor. Mobil teknoloji dünyasınd...