Avengers: Doomsday ve Secret Wars peş peşe çekilecek

 Geçtiğimiz günlerde Birleşik Krallık'tan gelen bilgiler, yeni Avengers filminin orada gerçekleşecek çekimlerine mart ayında başlanacağını söylüyordu. Ancak görünen o ki ya bu bilgi en baştan doğru değilmiş ya da yeni Avengers'ın çekimleri ilk başta planlanandan biraz daha geç başlayacak. Çünkü Deadline bu hafta Russo Kardeşler hakkında kapsamlı bir dosya yayınladı ve orada yer alan bilgilere göre Avengers: Doomsday'in çekimlerine nisan ayında başlanacak. Bu dosyaya Russo Kardeşler de doğrudan katkıda bulunduğu için, nisan ayını kesin bilgi olarak kabul edebiliriz.

Yine burada yer alan bilgilere göre Avengers: Doomsday ve Avengers: Secret Wars peş peşe çekilecek. İki film birer yıl arayla çıkacağı için Marvel'ın böyle bir yol izleyebileceği düşünülüyordu ama bu durum şimdiye kadar netleşmemişti. Çünkü Russo Kardeşler projeye dâhil olmadan önce bu iki filmi iki ayrı yönetmenin çekmesi bile gündemdeydi. Ayrıca filmlerin hikâyeleri de daha farklıydı. Avengers: Doomsday o dönemde Avengers: Kang Dynasty'ti. Ancak Kang hikâyesi terk edilip onun yerini Doomsday alınca, Secret Wars da ona uyacak şekilde değiştirildi. Bu da iki filmin peş peşe çekilmesini daha mantıklı hâle getirdi.

Avengers: Doomsday, 1 Mayıs 2026'da Çıkacak

Avengers: Doomsday, Robert Downey Jr.'ın Marvel Sinematik Evreni'ne dönüşüne sahne olacak. Ancak ünlü oyuncu bu kez Iron Man değil Doctor Doom olarak karşımıza çıkacak. Filmde Robert Downey Jr.'ın yanı sıra Tom Holland (Spider-Man), Anthony Mackie (Sam Wilson/Captain America), Fantastic Four'un ana dörtlüsü (Pedro Pascal, Vanessa Kirby, Joseph Quinn, Ebon Moss-Bachrach) ve Thunderbolts filminden bazı karakterler de yer alacak.

Doctor Strange, Scarlet Witch, Black Panther, Wolverine gibi karakterlerin de Avengers: Doomsday'de yer alacağı konuşuluyor ama bu isimler henüz kesinleşmiş değil. Henüz kesinleşmeyen bir diğer isim de Chris Evans. Evans ısrarla Marvel'dan emekli olduğunu söylüyor olsa da şu ana kadar gelen haberler Robert Downey Jr. gibi onun da Doomsday ile birlikte MCU'ya geri döneceğini gösteriyor.

Avengers: Doomsday, 1 Mayıs 2026'da gösterime girecek. Peşi sıra çekilen Avengers: Secret Wars ise 7 Mayıs 2027'de sinemaseverlerle buluşacak.

Oppo Find N5’den kötü haber: Asya’ya var, Avrupa’ya yok!

 Oppo Find N5’den kötü haber: Avrupa’ya yok, Asya’ya var! Tam Boyutta Gör

Oppo’nun yeni katlanabilir modeli Find N5, şık tasarımı ve gelişmiş özellikleriyle dikkat çekerken, Avrupa’daki teknoloji meraklıları için kötü bir haberle gündemde. 20 Şubat 2025’te global lansmanı yapılan cihaz, Oppo’nun stratejik öncelikleri nedeniyle Avrupa’da satışa sunulmayacak. Şirket, kıta genelinde katlanabilir segment yerine 24 Şubat’ta Reno13 serisini tanıtmayı tercih etti.

Bu karar, OnePlus’ın da bu yıl yeni bir katlanabilir model çıkarmayacağını duyurmasıyla birleşince, Avrupa’da bu segmentte seçeneklerin sınırlı kalmasına neden oluyor. Şu an için Find N5, Çin ve Singapur’da satışa çıkarken, yıl içinde başka Asya pazarlarına da açılabileceği konuşuluyor.

Find N5, 6,62 inç AMOLED dış ekran ve 8,12 inç katlanabilir iç ekranla geliyor. Her iki panel de LTPO teknolojisiyle 1-120Hz arasında değişken yenileme hızına sahip ve yüksek parlaklık seviyeleriyle öne çıkıyor. Cihazın ultra ince cam teknolojisi dayanıklılığı artırırken, yeni menteşe tasarımı ekran katlanma izini önceki modellere kıyasla belirgin şekilde azaltıyorGücünü Snapdragon 8 Elite işlemciden alan Find N5, 16 GB’a kadar RAM ve 1 TB’a kadar depolama seçenekleri sunuyor. Android 15 tabanlı ColorOS 15 ile çalışan cihaz, yapay zeka destekli özellikleriyle kullanıcı deneyimini ileri taşıyor.

Kamera tarafında, Oppo’nun Hasselblad iş birliğiyle geliştirdiği sistem, 50 MP ana kamera, 50 MP periskop lens (6x optik zoom) ve 8 MP ultra geniş açılı sensör sunuyor. Her iki ekranda da yer alan 8 MP selfie kameraları 4K video kaydı yapabiliyor.

5600 mAh batarya kapasitesine sahip telefon, 80W kablolu, 50W kablosuz ve 10W ters şarj desteği sunuyor. Suya dayanıklılık sertifikalarıyla sağlamlığını kanıtlayan cihaz, stereo hoparlörleri, Dolby Atmos desteği ve yan tarafa entegre parmak izi okuyucusuyla da dikkat çekiyor.

Avrupa’daki teknoloji tutkunları için bir hayal kırıklığı olsa da Find N5, katlanabilir telefon pazarında güçlü bir seçenek olarak kendini konumlandırıyor. Oppo’nun ilerleyen dönemlerde bu modeli daha geniş bir pazara sunup sunmayacağı ise merak konusu.

Sony Xperia 1 VII kamera teknolojisinde yeni bir çağ açıyor

 Sony, yeni amiral gemisi Xperia 1 VII ile mobil fotoğrafçılığı ileriye taşımaya hazırlanıyor. Şirket, önceki modelde yalnızca ana kamerada yer verdiği Exmor T sensörünü, bu kez üçlü arka kameranın tamamına entegre ediyor. Bu hamle, cihazın düşük ışık performansını artırırken, renk doğruluğu ve dinamik aralığı da iyileştirecek.

Exmor T, Sony’nin en yeni yığınlanmış CMOS sensör teknolojisini temsil ediyor. İki katmanlı transistör piksel yapısıyla düşük ışık koşullarında daha temiz ve net görüntüler sağlarken, parazit seviyesini minimuma indiriyor. Xperia 1 VII’deki ana kamera 52 MP çözünürlüğe (48 MP efektif) sahipken, ultra geniş açılı ve telefoto lensler 12 MP olarak kalacak. Ancak asıl fark, tüm sensörlerin aynı teknolojiyi kullanmasıyla elde edilecek tutarlılıkta yatıyor.Sony, Xperia 1 serisini genellikle yılın ikinci çeyreğinde piyasaya sürüyor ve yeni modelin de mayıs ayında tanıtılması bekleniyor. Telefonun donanım detayları henüz netleşmese de, Xperia 1 VI’da kullanılan Snapdragon 8 Gen 3 işlemcinin devam modelinde de yer alması muhtemel. Ayrıca, 5000 mAh batarya kapasitesi ve hızlı şarj desteğinin korunacağı düşünülüyor.

Sony’nin bu yeni kamera hamlesi, markayı rakiplerinden ayıran en önemli noktalardan biri olacak. Xperia 1 VII’nin, Samsung Galaxy S25 Ultra ve vivo X200 Pro gibi yapay zeka destekli kamera çözümlerine karşı nasıl bir performans sergileyeceği ise merak konusu.

Oyun ve profesyonel kullanım için yeni alternatif: Lenovo Legion Pro 34 tanıtıldı

 Lenovo, oyun tutkunları ve profesyoneller için geliştirdiği yeni Legion Pro 34 monitörünü tanıttı. 240Hz yenileme hızına sahip bu 34 inçlik kavisli OLED ekran, yüksek performansı ve etkileyici görsel kalitesiyle dikkat çekiyor. 3440×1440 çözünürlüğü ve 800R kavis oranıyla kullanıcılara son derece sürükleyici bir deneyim sunuyor.

OLED panelin getirdiği 1,500,000:1 kontrast oranı, derin siyahlar ve canlı renkler sağlarken, %99 sRGB ve %98.5 DCI-P3 renk gamı ile profesyonel düzeyde doğruluk sunuyor. 10-bit renk derinliği ve 1.07 milyar renk desteği sayesinde hem oyun hem de içerik üretimi için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor. 0.03ms tepki süresi ile en hızlı aksiyon sahnelerinde bile net görüntüler sunan monitör, HDR True Black 400 sertifikasıyla karanlık ve aydınlık alanlar arasındaki farkları en iyi şekilde yansıtıyor.

Oyuncular için önemli bir detay olan değişken yenileme hızı desteği de unutulmamış. AMD FreeSync Premium Pro ve VESA AdaptiveSync teknolojileri sayesinde ekran yırtılması ve takılmalar önleniyor. Ayrıca, VESA ClearMR 13000 sertifikası, hareket halindeki görüntülerin daha net ve keskin görünmesini sağlıyor.Bağlantı noktaları konusunda da oldukça zengin bir seçenek sunan Legion Pro 34, HDMI 2.1, DisplayPort 1.4 ve 140W güç çıkışı sunan USB-C bağlantı noktasına sahip. Ek olarak, USB-A girişleri ve kablolu internet bağlantısı için RJ45 Ethernet portu bulunuyor. KVM anahtarı ile kullanıcılar, aynı klavye ve fareyi birden fazla cihazda rahatça kullanabiliyor.

Ergonomi açısından yükseklik, eğim ve dönüş ayarlarına sahip standıyla konforlu bir kullanım sunan monitör, 100x100mm VESA montaj desteği sayesinde farklı kurulum seçeneklerine de uyum sağlıyor. Çift 5W hoparlör ve Waves MaxxAudio desteğiyle ses performansı da göz ardı edilmemiş.

Lenovo, monitörün uzun ömürlü ve göz dostu olmasını sağlamak için yapay zeka destekli ortam ışığı sensörü, OLED yanma önleme teknolojisi ve göz yorgunluğunu azaltan sertifikalar gibi ek özellikleri de ürüne dahil etmiş durumda. 690 dolarlık lansman fiyatıyla satışa sunulan Legion Pro 34, yüksek performans arayanlar için güçlü bir alternatif oluşturuyor.

Golf sahaları, güneş enerjisi santrallerinden daha fazla alan kaplıyor!

 Yapılan yeni bir çalışma, dünya genelinde arazi kullanımının verimsizliğini ortaya koyuyor. Bu çalışmaya göre, golf sahalarının yaygın olduğu ülkelerde bu sahalar, güneş enerjisi santrallerinden daha fazla alan kaplıyor.

Golf sahalarının %80'i 10 ülkede bulunuyor

Alman araştırma enstitüsü Forschungszentrum Jülich'ten araştırmacılar, OpenStreetMap veritabanını kullanarak dünya çapında 38.000'den fazla golf sahası tespit etti. Bu sahaların %80'i sadece 10 ülkede yoğunlaşmış durumda. ABD, 16.000 saha ile küresel olarak en fazla golf sahasına sahip ülke konumunda. Ardından İngiltere (yaklaşık 3.100) ve Japonya (yaklaşık 2.700) geliyor. İlk 10 içerisinde, Kanada, Avustralya, Almanya, Güney Kore, Fransa, Çin ve İsveç yer alıyor.

Çalışma, en çok golf sahasına sahip 10 ülkedeki golf sahası arazilerinin %25 ila %75'inin güneş panelleri için kullanılması durumunda 281 GW ile 842 GW arasında güneş enerjisi kapasitesi eklenebileceğini ortaya koyuyor. 842 GW'lık güneş kapasitesi, bu 10 ülkenin 646 GW'lık kurulu güneş kapasitesini aşıyor.

Çalışma ayrıca, golf sahalarının rüzgar enerjisi kapasitesini araştırdı ve bu alanlara 174 GW ile 659 GW arasında rüzgar kapasitesi kurabileceğini ortaya koydu.

Golf sahaları yüksek çevresel etkiye sahip

Nüfusun küçük ve zengin bir kesimi tarafından oynanan golf sporu, çok geniş araziler gerektirdiği için büyük miktarda yatırımların yapılmasını gerektiriyor. Dahası, bu golf sahalarını sulama ihtiyacı, büyük miktarda su tüketimine sebep oluyor. Ayrıca sahaların mevcut durumunun korunması için kimyasal işlemlerin yapılması gerekiyor. Özetle, golf sahaları büyük bir çevresel etkiye sahipler.

Güneş enerjisinin ayak izi rüzgardan küçük

Golf sahaları, güneş santrallerinden daha fazla alan kaplıyor! Tam Boyutta Gör

Araştırmacılar ayrıca kamu ölçeğindeki yenilenebilir enerji tesislerinin arazi verimliliğiyle ilgili hesaplamalar da yaptılar. Bu hesaplara göre güneş çiftliklerinin, rüzgar çiftliklerinden daha küçük bir ayak izine sahip olduğu tespit edildi. Güneş enerjisi santralleri için üretilen her megavat elektrik için yaklaşık 0,01 kilometrekare gerekirken, rüzgar santrallerinde 0,12 kilometrekare alana ihtiyaç duyulduğu hesaplandı.

Bu sonuçlar şaşırtıcı denebilir. Güneş santralleri için geniş alanların gerektiği biliniyor. Ancak rüzgar türbinleri arasında büyük boşlukların olması gerektiği için, güneş çiftliklerinden daha fazla alana ihtiyaç duyuluyor.

Araştırmacılar, amaçlarının golf sahalarını dönüştürmeye zorlamak olmadığını söylüyor. Ancak, arazilerin dar bir kesime hitap etmek yerine, yenilenebilir enerjiyi de düşünerek daha faydalı bir biçimde kullanılması gerektiğini ifade ediyorlar.

SpaceX Starship: Tarihteki en büyük roket bir kez daha fırlatılıyor

 Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX, dünyanın en büyük ve en güçlü roketi olan Starship’i sekizinci kez fırlatmaya hazırlanıyor. 28 Şubat’ta gerçekleşmesi planlanan bu fırlatma, şirketin tekrar kullanılabilir uzay aracı konseptini geliştirme sürecinde önemli bir adım olacak.

Fırlatma penceresi öğleden sonra 17:30’da (TSİ 02:30) açılacak ve canlı yayın SpaceX’in X hesabından yapılacak. Starship, SpaceX’in Teksas’taki Starbase tesisinden havalanacak.

Hedefler neler?

123 metrelik Starship’in en son uçuşu 16 Ocak’ta gerçekleştirilmiş ve kısmi başarı ile sonuçlanmıştı. SpaceX, roketin devasa birinci kademe iticisi Super Heavy’yi, Starbase fırlatma kulesinin “chopstick” olarak adlandırılan dev kollarıyla yakalamayı başarmıştı. Ancak roketin üst kademe bölümü olan Ship (veya Starship), bir yakıt sızıntısı nedeniyle Atlantik Okyanusu üzerinde parçalanmış ve planlanan inişi gerçekleştirememişti.Sekizinci uçuşta önceki görevde planlanan ancak başarılamayan birkaç kritik hedef tekrar test edilecek. Super Heavy iticisinin tekrar “chopstick” kollarıyla yakalanması ve Ship’in 4 sahte Starlink uydusunu yörüngeye bırakması ana hedefler olarak belirlendi. Yörüngeye konulacak maket uydular Starship ile aynı alt yörüngesel yörüngede olacak ve atmosfer girişinde yanarak yok olacaklar. Bu arada uzaydayken Starship’in bir Raptor motorunu da yeniden ateşlemesi planlanıyor. Bunlar dışında hem Starship hem de Super Heavy kademesinden yapısal, donanımsal ve yazılımsal iyileştirmeler yapıldı.

Çin verileri de Mars’ta bir zamanlar okyanus olduğuna işaret ediyor

 Mars, bugün kuru, dondurucu soğukta ve ölümcül radyasyona maruz kalan bir gezegen olsa da, yeni bulgular Kızıl Gezegen’in bir zamanlar devasa okyanuslara ve kumsallara sahip olabileceğini gösteriyor. Çin'in Zhurong keşif aracından elde edilen veriler, Mars’ın kuzeyindeki alçak düzlüklerde gömülü sahil şeritlerine dair önemli ipuçları sunuyor.

Zhurong aracı yeni bir hikaye anlatıyor

Çin verilerine göre Mars’ta bir zamanlar okyanus vardı Tam Boyutta Gör
Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bilim insanları Zhurong’un yüzey altı radar görüntülerini analiz ederek Mars'ta bir zamanlar sığ suların ve kıyıların mevcut olduğunu düşündüren tortul yapıları ortaya çıkardı. Aktarılanlara göre bilim insanları yer altındaki malzemelerin eğimli ve alçak bölgelere doğru yönlendiğini tespit etti. Bu tür oluşumlar, Dünya’daki eski kıyı şeritlerine benzer özellikler taşıyor.

[Twitter=https://x.com/firstpost/status/1894430833521693128]

Araştırmanın ortak yazarlarından Penn State Üniversitesi'nden Dr. Benjamin Cardenas, “Tipik olarak radar, tortu boyutundaki ince değişiklikleri bile algılar, muhtemelen burada olan da budur. Bu size gelgitlerin olması gerektiğini, dalgaların olması gerektiğini, yakınlarda tortu sağlayan bir nehir olması gerektiğini ve tüm bunların uzun bir süre boyunca aktif olduğunu söylüyor."

Bilim dünyasında yıllardır Mars'ın bir zamanlar okyanuslara sahip olup olmadığı tartışılıyor. Daha önce gezegende akarsuların ve göllerin varlığına dair güçlü kanıtlar bulunmuştu. Hatta günümüzde bile Mars yüzeyinin derinliklerinde sıvı halde suyun mevcut olabileceği düşünülüyor. Yapılan yeni keşfin de Mars'ın geçmişinde yaşam olasılığını güçlendirdiği belirtiliyor.

Huawei Yeni Amiral Gemileri için 7.000 mAh Batarya Test Ediyor

  Telefon pazarında donanım rekabeti işlemci ve kamera odağından sıyrılarak batarya teknolojilerine doğru kayıyor. Mobil teknoloji dünyasınd...