Çinli akıllı telefon üreticileri, son yıllarda batarya teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde kapasite sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Son bir söylenti ise Redmi’nin merakla beklenen yeni modeli Redmi Turbo 5’in, kullanıcılara günlerce yetebilecek şarj ömrü sunacak devasa bir batarya ile gelebileceğini ortaya çıkardı.
Amiral Gemisi Bataryasında Yeni Rekor
Daha önce cihazın yaklaşık 7.500 mAh kapasiteli bir pil taşıyacağı söylentileri dolaşırken, tanınan sızıntı kaynağı Digital Chat Station (DCS) Weibo üzerinden yaptığı son paylaşımla çıtayı çok daha yukarı taşıdı. Redmi Turbo 5, tam 9.000 mAh gibi muazzam bir bataryadan güç alabilir.
Aynı kaynağın daha önceki 7.500 mAh tahmini de göz önüne alındığında, 9.000 mAh kapasitenin Redmi Turbo 5 serisinin daha üst düzey bir modeli (belki Turbo 5 Pro) için geçerli olması ihtimali bulunuyor.7.500 mAh bile bir akıllı telefon için en büyük bataryalardan biri olsa da, bu uygun fiyatlı yüksek performans / bütçe dostu oyuncu telefonlarının, günümüzdeki 7.000 mAh sınırını zorlayan amiral gemisi cihazları bile geride bırakacağı anlaşılıyor. DCS ayrıca, 10.000 mAh bataryaya sahip bir akıllı telefonun da test edildiğini ekledi.
Redmi Turbo 5’in beklenen teknik özellikleri de cihazın genel performans odaklı yapısını destekliyor. Telefonun kalbinde Dimensity 8500 Ultra SoC’nin yer alması bekleniyor. Bu yonga seti, orta-üst segmentte güçlü bir performans deneyimi sunmayı hedefliyor.
Dijital mağazaların en can sıkıcı yanlarından biri, lisans sorunları nedeniyle oyunların zamanla yayından kaldırılması ve oyuncuların bu oyunlara erişiminin engellenmesidir. Ancak, ilginç bir gelişmeyle, daha önceyayından kaldırılan Xbox 360 oyunlarıMicrosoft Store’da yeniden görünmeye başladı.
Xbox 360 oyunları neden yeniden eklendi?
Twitter kullanıcısı JB tarafından fark edildiği üzere, bazı bölgelerde, daha önce mağazadan kaldırılan Xbox 360 oyunları listelenirken bir anda “Yakında Geliyor” (Coming Soon) etiketiyle karşılaştı. Bu durum, oyuncuların bu klasik oyunları tekrar satın alma şansına sahip olabileceği yönünde büyük bir umut yarattı. Zira, bir oyunun dijital mağazadan kaldırılması, o oyuna gelecekte erişimi tamamen imkânsız hale getirebilir.
Bu durum teknik bir aksaklık mı, kasıtlı bir adım mı?
Şu an için, oyunların listeye kasıtlı olarak mı eklendiği yoksa bir teknik aksaklık sonucu mu ortaya çıktığı belli değil. Bu tür aksaklıklar geçmişte de yaşanmıştı. Örneğin, 2024 yılında sevilen 360 dönemi Transformers oyunlarının listeleri iki farklı olayda güncellenmiş, bu da hayranların yeniden lisanslanıp satışa sunulacağına inanmasına neden olmuştu. Ancak bu durum gerçekleşmedi.
Xbox’ın Geriye Uyumluluk Stratejisi ve Dijital Yayıncılık
Bu gelişme, Microsoft’un dijital oyun yayıncılığı ve geriye uyumluluk hedefleri kapsamında daha büyük bir girişimin parçası olabilir. Xbox, elindeki donanıma erişimi olmayan oyuncuların sahip oldukları oyunları yayınlamasına olanak tanıyan streaming hedefleriyle dikkat çekiyor. Ayrıca, lisans sorunları nedeniyle kaldırılan oyunların geri getirilmesi nadir olsa da, imkânsız değildir. Geçmişte Scott Pilgrim vs The World ve Duck Tales gibi bazı oyunlar yayından kaldırılıp geri gelmişti.
Bu listelenen oyunların kalıcı olarak geri dönüp dönmeyeceği henüz kesinleşmedi. Ancak bu beklenmedik gelişme, klasik yayından kaldırılan Xbox 360 oyunlarını tekrar deneyimlemek isteyenler için heyecan verici bir sinyal oldu. Gelişmeler için Microsoft’tan resmi bir açıklama bekleniyor.
DJI’ın bu çeyrekteki alışılmadık yoğun ürün takvimi devam ediyor ve şirket yavaşlamaya niyetli değil. Yeni söylentiler, markanın merakla beklenen bir sonraki aksiyon kamerası olan Osmo Action 6 için küresel lansman tarihini işaret ediyor. Eğer sızıntılar doğru çıkarsa, bu model DJI’ın bugüne kadarki en büyük görüntüleme yükseltmesini getirebilir.
Küresel Lansman 19 Kasım’da Olabilir
The New Camera’nın yeni raporuna göre, DJI, Osmo Action 6’yı 19 Kasım’da tanıtmayı planlıyor. Bu tarih, markanın Çin’de piyasaya sürdüğü DJI Neo 2 drone’dan sadece birkaç gün sonrasına denk geliyor.
Kaynak, iddiayı doğrulamak için herhangi bir ekran görüntüsü veya belge yayımlamamış olsa da, bir DJI “marka içerideni” tarafından YouTuber PhotoRabz’e gönderildiği iddia edilen e-postaya dayandırılıyor. Bu, önceki Ekim hedefine göre bir ertelemeyi işaret etse de, DJI’ın son küresel lansman düzenine oldukça uyuyor.DJI, son dönemde sadece drone ve kameralarla sınırlı kalmayıp Romo serisi robot süpürgeler ve yakında Çin dışına çıkması beklenen Osmo Mobile 8 gibi farklı ürün gruplarına odaklanıyor. Böylesine yoğun bir ürün akışı içinde, Osmo Action 6’nın Kasım sonundaki lansmanı pek de uzak bir ihtimal olarak görülmüyor.
Sızıntılar doğruysa, Osmo Action 6, DJI Osmo Action 4’ten bu yana en önemli görüntüleme sıçramasını sunabilir. Cihazda 1/1.1 inçlik CMOS sensör bulunacağı söyleniyor. Bu, hem Action 4 hem de Action 5 Pro’dan daha büyük bir sensör anlamına geliyor. Daha büyük bir sensör, düşük ışıkta daha iyi performans ve daha zengin detaylar vaat ediyor.
Aksiyon kameraları alanında nadir görülen bir özellik olan değişken diyafram sistemi (f/2.0 – f/4.0) dedikoduları da heyecanı artırıyor. Bu özellik, kullanıcılara parlak dış mekanlarda veya loş ışıklı ortamlarda pozlama üzerinde çok daha hassas kontrol imkanı tanıyacak.
Google firmasının çatı şirketi Alphabet, “moonshot” olarak bilinen iddialı teknoloji projelerini hayata geçirme stratejisinde önemli bir değişikliğe gidiyor. Şirketin yenilikçi fikirler fabrikası olan “X”, projeleri Alphabet bünyesinde tutmak yerine artık bağımsız şirketler olarak yapılandırıyor. X’in başkanı Astro Teller, bu değişikliği bir etkinlikte duyurdu. Yeni yaklaşım, projelerin Alphabet kurumsal yapısının dışında daha hızlı büyümesini ve gelişmesini amaçlıyor.
Alphabet X’ten yeni dönem: Çılgın fikirler özel fon ile şirketleşiyor
Bu stratejinin merkezinde, sadece X’ten çıkan şirketlere yatırım yapmak için kurulan özel bir girişim fonu bulunuyor. Series X Capital adındaki bu fon, 500 milyon doların üzerinde sermaye topladı ve eski bir Facebook CFO’su olan Gideon Yu tarafından yönetiliyor. Alphabet, bu fonda bilinçli olarak yalnızca küçük bir yatırımcı konumunda. Teller, Alphabet’in büyük yatırımcı olması durumunda, şirketlerin yine Alphabet’in kontrolünde kalacağını ve bağımsızlık hedefine ulaşılamayacağını belirtti. Bu fon, Alphabet’in diğer yatırım kolları GV, CapitalG veya Gradient Ventures’tan farklı olarak, yasal olarak sadece X projelerine odaklanmak zorunda.
Astro Teller, bazı projelerin Alphabet’in kaynaklarından faydalandığını, ancak bazılarının “çok farklı” oldukları için Alphabet’in bir parçası olmaktan yarar görmediğini ifade etti. Tarihsel olarak Waymo (otonom sürüş) ve Wing (drone teslimatı) gibi başarılı projeler Alphabet’in alt kuruluşları olmuştu. Ancak yeni modelde, projelerin Alphabet’in hemen dışında, stratejik işbirliği devam ederken kontrolün olmadığı bir yapıda daha hızlı ilerleyebileceği düşünülüyor.X’in bu stratejisi, “acımasız bir entelektüel dürüstlük” kültürüyle destekleniyor. X için bir “moonshot” projesinin üç bileşeni olmalı: Dünyadaki çok büyük bir sorunu çözme girişimi, bu sorunu ortadan kaldırabilecek bir ürün veya hizmet önerisi ve bu sorunu çözebileceklerine dair “umut ışığı” yaratan çığır açan bir teknoloji. Teller’ın vurguladığı kritik nokta ise şu: “Eğer bir proje önerisi makul geliyorsa, şirket onunla ilgilenmez. Çünkü bu, tanım gereği bir ‘moonshot’ olmaz.”
Yeni fikirler bu kriterleri karşıladığında, X ekibi onları acımasızca test etmeye başlıyor. Amaç, projeyi sonlandırmak için sebepler bulmak. Teller, projenin en zorlu kısımlarının her zaman önce test edildiğini belirtiyor. Eğer fikir, düşünülenden biraz daha “çılgın” çıkarsa, proje hemen sonlandırılıyor. Bu yaklaşım sonucunda projelerin sadece %2’si başarılı oluyor. Teller, bunu bir başarısızlık değil, sistemin bir özelliği olarak tanımlıyor. Fikirleri insanlardan ayırmak bu kültürün bir parçası. Teller, Waymo veya Wing gibi dev projeleri kimin başlattığını bilmediğini, böylece kişisel bağlılığın “entelektüel dürüstlüğün” önüne geçmesini engellediklerini söylüyor.Bu sistem çalışanlar için de farklı bir model sunuyor. X çalışanları, projelerin erken aşamalarında hisse senedi almıyorlar; bunun yerine standart Google çalışanı gibi maaş alıyorlar. Teller’a göre bu, bir “şirket” değil, sadece “hakkında bir şeyler öğrenilmeye çalışılan bir fikir”. Bu durum, kurucuların kendi fikirlerini sonlandıramamasına neden olan finansal baskıyı ortadan kaldırıyor. Çalışanlar, kendi geleceklerini riske atmadıkları için bir projenin ilerlemediğini dürüstçe söyleyebiliyorlar.Eğer bir proje başarılı olur ve bağımsız bir şirkete dönüşürse, o projede çalışan ekip yeni şirketten önemli bir hisse payı alıyor. Bu pay, o finansman aşamasında projeyi kendi garajlarında başlatmış olsalardı alacakları paya benziyor, ancak bu süreçte hiçbir finansal risk almamış oluyorlar. X, 2025 yılı içinde Taara (kablosuz optik iletişim) ve Heritable Agriculture (tarım biyoteknolojisi) gibi şirketleri bu modelle bağımsız hale getirdi.
X’in duyurduğu en yeni “moonshot” şirketi ise Anori. Anori, gayrimenkul geliştiricileri ve inşaat endüstrisi için karmaşık bina projelerini çözen bir yapay zeka platformu olarak tanımlanıyor. Astro Teller, inşaat sektörünün küresel katı atıkların ve karbon emisyonlarının yaklaşık %25’inden sorumlu olduğunu ve bunun temel bir insan ihtiyacı olduğunu belirterek, bu alanın bir “moonshot” için ne kadar büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı.
Microsoft, Windows kullanıcılarını on yıldır etkileyen ve en inatçı sorunlardan biri olan “Güncelle ve kapat” hatasını nihayet çözüme kavuşturdu. Windows 11’in yeni 25H2 Build 26200.7019 sürümüyle (veya 24H2 için 26100.7019) birlikte, kullanıcılar bu seçeneği kullandığında bilgisayar beklendiği gibi kapanıyor.
10 yıllık sorun tarihe karıştı
Bu durum, Windows 10’un piyasaya sürülmesinden bu yana süregelen ve milyonlarca kullanıcıyı etkileyen kronik bir problemin sona erdiğini gösteriyor. Daha önceki sürümlerde kullanıcılar, bu komutu verdiklerinde sistemin kapanmak yerine yeniden başlatıldığını ve oturum açma ekranına geri döndüğünü görüyordu.
Yaklaşık on yıl süren bu hatanın düzeltilmesi, son önizleme sürüm notlarında yer alan ifadeyle doğrulandı. Microsoft, güncelleme notlarında, “Güncelle ve kapat” seçeneğinin güncellemeden sonra bilgisayarınızı gerçekten kapatmamasına neden olabilecek temel sorunu giderildi” bilgisini paylaştı. Şirket, hatanın teknik nedenine dair detaylı bir açıklama yapmadı, ancak sorunun Windows Servicing Stack bileşeninden kaynaklandığı belirtiliyor.Normal şartlarda “Güncelle ve kapat” basit gibi görünen iki aşamalı bir işlem gerektiriyor. Sistem, önce bekleyen güncellemeleri yüklüyor, ardından cihazı kapatıyor. Ancak Windows, kilitli sistem dosyalarını değiştirmek için bir aşamada “çevrimdışı bakım” moduna geçmek zorunda kalıyor ve bu sırada ekranda “Güncellemeler yükleniyor, bilgisayarınızı kapatmayın” mesajı beliriyor.Uzmanlar, bu kritik aşama tamamlandıktan sonra bilgisayarın kapanması gerekirken, sistemin yeniden başlatılıp oturum ekranına geri döndüğünü tespit etti.
Sorunun temelinde, Servicing Stack’in kapanma komutunu ya hiç almaması ya da bu talimatın zamanlama çakışması nedeniyle kaybolması yatıyor. Ayrıca, Hızlı Başlatma gibi sistem özelliklerinin de bu hatanın dolaylı bir etkeni olması ihtimali bulunuyor. Bu son güncelleme ile kullanıcılar, nihayet bekledikleri kesin kapanma işlevine kavuştu.
Apple’ın sesli asistanı Siri, yapay zeka çağında büyük bir dönüşüme hazırlanıyor. Şirket, yeni nesil Siri Google Gemini entegrasyonu ile güçlendirerek kullanıcı deneyimini kökten değiştirmeyi amaçlıyor. Bu stratejik hamle, asistanın yıllardır süregelen algısını tersine çevirebilir.
Siri Google Gemini modeli ile nasıl çalışacak?
Bloomberg’den teknoloji editörü Mark Gurman’ın aktardığı bilgilere göre Apple, Siri’nin temelinde Google’ın Gemini yapay zeka modelini kullanmayı planlıyor. Bu, direkt Google servislerinin entegrasyonu anlamına gelmiyor. Bunun yerine, Apple, özel olarak eğitilmiş Gemini tabanlı bir model için Google’a ödeme yapacak.
Gemini, Apple’ın Özel Bulutunda Çalışacak
Önemli bir detay ise bu özel modelin Apple’ın kendi Private Cloud Compute sunucularında çalıştırılacak olmasıdır. Bu sayede Siri, kullanıcı arayüzü ve gizlilik beklentileri Apple standartlarında kalırken, arka planda gelişmiş bir Gemini işlem gücünden faydalanacak. Ayrıca Siri’nin bu yeni versiyonu, yapay zeka destekli bir web arama özelliğini de beraberinde getirecek.
Yayın Tarihi ve Yeni Ürünler
Yenilenen Siri’nin Mart 2026 civarında yayınlanması bekleniyor. Ayrıca bu lansman, Apple’ın yeni akıllı ev ekranı, Apple TV ve HomePod mini gibi ürünleriyle uyumlu olacak. Böylelikle bu cihazlar, yeni Siri ve Apple Intelligence özelliklerini sergilemeye yardımcı olacak bir vitrin görevi üstlenecek. Ancak Gurman, kullanıcıların bu yeni sistemi sorunsuz bir şekilde benimseyip benimsemeyeceği konusunda temkinli yaklaşıyor.
Google, üretken yapay zeka not aracı için çok beklenen güncellemesini yayınladı. NotebookLM Türkçe desteği artık tüm kullanıcılar için aktif hale getirildi.Bu gelişme, aracın Türkiye’deki potansiyelini önemli ölçüde artırıyor.
NotebookLM Türkçe desteği neler sunuyor?
Yeni güncelleme ile NotebookLM, Türkçe içerikler konusunda tam yetenek kazandı. Kullanıcılar artık Türkçe ders notlarını veya uzun metinleri sisteme kolayca yükleyebiliyor. Yapay zeka, bu belgeleri analiz ederek saniyeler içinde özetler çıkarabiliyor. Bu sayede karmaşık konuları anlamak çok daha kolay hale geliyor.
Video özetleme özelliği dikkat çekiyor
Güncellemenin en çarpıcı yanı ise video içeriklerine odaklanması oldu. NotebookLM, artık Türkçe videoların dökümünü alıp bu dökümler üzerinden özet hazırlayabiliyor. Kullanıcılar, uzun bir ders videosunu platforma yükleyerek yapay zekadan özet hazırlamasını isteyebiliyor. Bu özellik, özellikle öğrenciler ve akademisyenler için büyük bir zaman tasarrufu vadediyor.
Kullanıcı deneyimi kişiselleşiyor
Google, bu adımın yapay zeka araçlarını yerelleştirme stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor. NotebookLM, sadece çeviri yapmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkçe dilinin yapısını anlıyor. Kullanıcılar, “Bu notlardan bana bir çalışma rehberi hazırla” gibi özel komutlar verebiliyor. Sonuç olarak, yapay zeka destekli üretkenlik araçları yerel kullanıcılar için çok daha erişilebilir hale geliyor.