Görev Yöneticisi Bugün Yapılsaydı Nasıl Görünürdü?

 

Windows Görev Yöneticisi’nin orijinal yaratıcısı olan Dave Plummer, yazılım dünyasında heyecan yaratan yeni bir projeyle karşımıza çıktı. Plummer, Microsoft’tan ayrılmasından yıllar sonra, popüler sistem aracının bugün nasıl görünebileceğine dair vizyonunu paylaştı. Tempest AI adını verdiği kişisel yapay zeka projesi için geliştirdiği bu kontrol paneli, klasik Windows tasarımından oldukça uzak bir çizgide yer alıyor.

Windows Görev Yöneticisi’nin Yaratıcısından Şaşırtan Yeni Tasarım

Plummer, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, hala Microsoft bünyesinde olsaydı Görev Yöneticisi’nin muhtemelen bu şekilde görüneceğini belirtti. Retro-fütüristik bir estetiğe sahip olan bu yeni tasarım, yoğun RGB detayları ve hız göstergesi tarzındaki kadranlarıyla dikkat çekiyor. Ayrıca sistem çalışırken arka planda çalan dinamik müzikler, kullanıcı deneyimini tamamen farklı bir boyuta taşıyor.Bu yeni gösterge paneli, klasik Atari oyunu Tempest’i yenmek üzere tasarlanmış bir yapay zeka projesinin parçası olarak geliştirildi. Tasarımın kodları ise Plummer tarafından şeffaf bir şekilde GitHub üzerinde paylaşıldı. Modern Windows 11 arayüzüyle kıyaslandığında oldukça niş bir kitleye hitap eden bu görünüm, teknoloji meraklıları için eğlenceli bir “ya şöyle olsaydı” senaryosu sunuyor.Ancak bu görsel şölenin bir maliyeti bulunuyor. Plummer, sistemin kaynak kullanımıyla ilgili sorulara dürüst bir yanıt vererek, uygulamanın GPU (grafik işlemci) üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu ifade etti. Yapılan testlerde, yazılımın M2 işlemcili bir Mac Pro üzerinde 30 FPS hızında çalışırken grafik işlemcinin yaklaşık %75’ini kullandığı belirtildi. Bu durum, aracın günlük kullanım için pek pratik olmadığını gösteriyor.

Windows Görev Yöneticisi, Dave Plummer, Tempest AI, Retro Tasarım, Microsoft, GitHub, GPU kullanımı

Dave Plummer, Görev Yöneticisi’ni ilk olarak boş zamanlarında bir yan proje olarak geliştirmiş, ancak yazılımın başarısı onu Windows NT ve sonraki tüm sürümlerin vazgeçilmez bir parçası haline getirmişti. Microsoft son yıllarda bu aracı güncellemeye devam ederek, 2022’de tasarımını yenilemiş ve 2024’te bellek hız birimlerini MHz yerine MT/s olarak değiştirmek gibi teknik düzenlemeler yapmıştı.

Tesla Ölümlü Otopilot Kazası için 243 Milyon Dolar Ödeyecek!

 

Elektrikli araç üreticisi Tesla, 2019 yılında otopilot sisteminin karıştığı ölümlü bir trafik kazası nedeniyle büyük bir darbe aldı. ABD’li bir yargıç, şirketin jüri kararını bozma girişimini reddederek 243 milyon dolarlık devasa tazminat cezasını resmen onadı.

Mahkeme Tesla Tarafından Yapılan İtirazları Kesin Olarak Reddetti

Bölge Yargıcı Beth Bloom, cuma günü aldığı kararla şirketin bu trajik kazada kısmen sorumlu olduğuna hükmetti. Yargıç Bloom, Ağustos 2025 tarihinde jüri tarafından verilen kararı destekleyecek yeterli kanıt bulunduğunu belirtti. Üstelik şirketin, mağdurlara milyonlarca dolar ödenmesini gerektiren bu karara itiraz etmek için yeni veya geçerli bir argüman sunamadığı vurgulandı.

Otopilot Devredeyken Meydana Gelen Trajik Kaza

Yıllardır devam eden bu hukuki süreç, 2019 yılında yaşanan korkunç bir olaya dayanıyor. Model S sürücüsü George McGee, otopilot özelliği devredeyken yere düşen telefonunu almak için eğilmişti. Bu esnada araç, yol kenarında park halinde duran bir SUV modeline şiddetle çarptı. Çarpmanın etkisiyle aracın yanında duran Naibel Benavides Leon hayatını kaybederken, Dillon Angulo ise ağır şekilde yaralandı.

Şirket Sürücüyü Suçluyor ve Temyiz Sürecine Hazırlanıyor

Şirket yönetimi Yargıç Bloom’un kararı hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak hukuk uzmanları, markanın bu kararı daha yüksek bir mahkemeye taşıyarak temyize gitmesine kesin gözüyle bakıyor. Şirket avukatları daha önce sistemde herhangi bir kusur olmadığını savunarak tüm suçu sürücüye atmaya çalışmıştı. Bu büyük dava sürerken, Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) de markanın otopilot sistemlerine yönelik soruşturmalarına devam ediyor.

Nvidia OpenAI için 30 Milyar Dolarlık Yatırım Yapıyor

 

Akıllı teknoloji pazarında dengeleri tamamen değiştirecek tarihi bir adım atılıyor. Küresel çip üreticisi Nvidia, en büyük müşterilerinden biri olan OpenAI için 30 milyar dolarlık devasa bir yatırım paketini tamamlamak üzere masaya oturuyor.

Nvidia ve OpenAI Arasındaki Stratejik Ortaklık Büyüyor

Bu stratejik finansman hamlesi, yapay zeka şirketinin toplamda 100 milyar doların üzerinde kaynak aradığı dev bir turun parçasını oluşturuyor. Sürecin başarıyla sonuçlanmasıyla birlikte, ChatGPT geliştiricisinin piyasa değeri yaklaşık 830 milyar dolara ulaşarak tarihin en büyük özel sermaye artışlarından birine imza atacak. Ayrıca Amazon ve SoftBank gibi diğer teknoloji devleri de bu tarihi fona doğrudan katılım sağlıyor.

Yapay Zeka Ekosisteminde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Yeni yatırım kararı, gelişmiş sistemler tasarlayan teknoloji şirketleri arasındaki karmaşık finansal ve stratejik bağları açıkça ortaya koyuyor. Şirket, sağladığı bu büyük sermayeyle sadece bir donanım tedarikçisi olmaktan çıkıp yapay zeka pazarının ana ortaklarından birine dönüşüyor. İki teknoloji devi arasındaki bu doğrudan bağ, küresel rekabet ortamında sınırları yeniden belirliyor.

Eski Altyapı Planı Yerini Doğrudan Sermayeye Bırakıyor

Mevcut doğrudan yatırım kararı, geçtiğimiz eylül ayında duyurulan 100 milyar dolarlık uzun vadeli altyapı taahhüdünün yerini alıyor. Şirket başlangıçta donanım anlaşmalarına bağlı aşamalı bir fonlama sistemi kurmayı planlıyordu. Ancak sürecin yavaş ilerlemesi tarafları daha net bir hisse yatırımına yöneltti. OpenAI ise elde edeceği bu devasa taze kaynağın büyük bir bölümünü modellerini eğitmek ve yeni çip donanımları satın almak için harcıyor.

Huawei Telefonlarına Dev Grafik Gücü Geliyor

 

Akıllı telefon dünyasında heyecan verici sızıntılar peş peşe geliyor. Çinli teknoloji devi Huawei, 2026 yılında piyasaya süreceği yeni nesil cihazlarında işlemciden ziyade grafik performansında büyük bir devrim yaratıyor.

Yeni Huawei Cihazları Tam Olarak Neler Sunuyor?

Weibo platformundaki tanınmış sızıntı kaynağı GuoJing, gelecek nesil telefonların harika teknolojik bileşenlerle geleceğini duyurdu. Grafik işlem birimleri, yüksek kaliteli filmler izlemek veya zorlu oyunlar oynamak gibi yoğun işlemleri inanılmaz derecede hızlandırıyor. Ayrıca bu yenilik, akıcı arayüz animasyonları ve gecikmesiz gerçekçi görseller sağlayarak genel kullanıcı deneyimini zirveye taşıyor.

Grafik Performansı ve Pil Verimliliği Artıyor

Güçlü grafik işlemcileri, fotoğraf ve video işleme süreçlerini gözle görülür şekilde kısaltıyor. Bununla birlikte karmaşık artırılmış gerçeklik uygulamaları için sisteme tam destek sunuyor. Genel olarak bu donanım, pil verimliliğinden oyunlara kadar tüm cihazın tepki süresini iyileştiriyor. Ancak kaynaklar, yeni birimin henüz piyasadaki güncel işlemcilerin tam seviyesine ulaşmadığını ve geliştirme aşamasının sürdüğünü belirtiyor.

Yepyeni Amiral Gemisi Modelleri Piyasaya Çıkıyor

Şirket, 2026 yılının ilk yarısında birçok iddialı cihazı piyasaya sürmeye odaklanıyor. Markanın yeni ürün yelpazesi; Pura 90 serisi, katlanabilir Pura X2 ve özel oyuncu telefonu Mate 80 GTS modellerinden oluşuyor. Uzmanlar, devasa grafik yükseltmesinin doğrudan Mate 80 GTS modeliyle geleceğine inanıyor. Çıkış tarihi henüz netleşmeyen bu cihazın, markanın bugüne kadarki en güçlü telefonu olacağı iddia ediliyor.

Yayıncılığın Sonu mu Geliyor?

 Bugün otomobilimizin içinde kameramızı açtık ve hem yolda ilerlerken hem de teknoloji dünyasındaki son gelişmeleri oldukça samimi bir dille masaya yatırmak istedik. Sohbete, ismini vermeden test ettiğimiz ve Gemini yapay zeka özellikleri ile şarj hızını değerlendirdiğimiz yeni bir akıllı telefonun detaylarıyla başlıyoruz. Bu cihazın yapay zeka entegrasyonunu överken, pazardaki en büyük rakiplerinden Apple’ın bu konudaki eksikliklerini ve kullanıcı deneyimini enine boyuna tartışıyoruz.Videonun ilerleyen dakikalarında ise asıl odak noktamız olan dijital yayıncılığın geleceğine ve influencer ekosisteminin gidişatına derinlemesine bir giriş yapıyoruz. Levent Pekcan’ın da çok doğru bir şekilde ifade ettiği gibi, bu yılın sektör için tam anlamıyla bir “silkeleme yılı” olduğunu düşünüyoruz. Geleneksel teknoloji medyasının bireysel içerik üreticilerine karşı ayakta kalma mücadelesini ve yapay zekanın içerik üretimini nasıl otomatize ederek gazeteciliği tehdit ettiğini tüm gerçekliğiyle anlatıyoruz.

Sektörün kanayan yaralarından biri olan marka ve yayıncı ilişkisine de ayna tutuyoruz. Artık izleyicilerin gerçekten objektif ürün incelemeleri bulmakta ne kadar zorlandığını, birçok kişinin sponsorluk anlaşmalarını kaybetme korkusuyla ürünlerin eksi yönlerini söylemekten çekindiğini açıkça ifade ediyoruz. Dürüst ve yapıcı bir eleştiri yapıldığında markaların ambargo uygulayıp iletişimi kesmesinin, piyasayı neden tamamen övgü dolu ve taraflı içeriklere boğduğunu kendi tecrübelerimiz üzerinden değerlendiriyoruz.

Bununla birlikte, özellikle yeni neslin hızla değişen içerik tüketim alışkanlıklarını da sorguluyoruz. İnsanların dikkat sürelerinin giderek kısalmasıyla, uzun ve detaylı teknolojik incelemelerin yerini bir dakikalık kısa videolara bırakmasının yayıncılığı nasıl zorlaştırdığını konuşuyoruz. Markaların pazarlama bütçelerinin, işin uzmanı olmayan kişilere veya sahte takipçili hesaplara kaymasının yarattığı haksız rekabet ortamını gözler önüne seriyoruz.

NASA Artemis II Fırlatması için Geri Sayım Başladı

 

NASA, uzay araştırmalarında tarihi bir dönüm noktasına ulaşıyor. Başarıyla tamamlanan ikinci yakıt testinin ardından, merakla beklenen Artemis II görevi için hazırlıklar hız kazandı. Yetkililer, dört astronotu Ay’ın yörüngesine taşıyacak bu heyecan verici uçuşun en erken 6 Mart tarihinde gerçekleşeceğini müjdeledi.

Artemis II Yakıt Testleri Başarıyla Tamamlandı

Uzay ajansı, şubat ayının başlarında yapılan ilk denemede tehlikeli bir hidrojen sızıntısıyla karşılaşmıştı. Bu nedenle teknisyenler, fırlatma rampasındaki devasa roketin arızalı contalarını hızla yeniledi. Perşembe gecesi gerçekleştirilen ikinci ıslak prova ise tamamen sorunsuz geçti. NASA yöneticilerinden Lori Glaze, sistemin planlanan süre içinde yakıtla doldurulduğunu doğruladı.

Fırlatma Takvimi ve Uçuş Detayları Netleşti

Ekipler kalan son hazırlıkları tamamlarsa, devasa roket 6 Mart gecesi gökyüzüyle buluşacak. Ayrıca kurumun elinde 7, 8, 9 ve 11 Mart tarihlerini kapsayan alternatif fırlatma pencereleri de bulunuyor. Uçuş planına göre Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Jeremy Hansen’dan oluşan mürettebat, Ay’ın uzak tarafında 10 günlük bir yolculuğa çıkacak. Böylece astronotlar, 1972 yılından bu yana Ay’ın yakınına giden ilk insanlar olarak tarihe geçecek.

İlk denemede sıvı hidrojen sızıntısı güvenlik sınırını yüzde 16 oranında aşmıştı. Ancak yeni teflon contaların kullanıldığı son testte bu oran sadece yüzde 1.6 seviyesinde kaldı. Fırlatma direktörü Charlie Blackwell-Thompson, donanımın son derece başarılı bir performans sergilediğini belirtti. Bununla birlikte mühendisler, test sırasında ortaya çıkan ufak iletişim ve aviyonik sorunlarını incelemeye devam ediyor.

Astronotlar Tıbbi Karantina Sürecine Girdi

Tarihi uçuşa sayılı günler kala mürettebatın sağlık hazırlıkları da başladı. Dört cesur astronot, cuma günü Houston’daki merkezlerinde standart iki haftalık tıbbi karantina sürecine girdi. Ekip, fırlatmadan yaklaşık bir hafta önce Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’ne geçiş yapacak. Planlanan bu başarılı uçuş, gelecekteki Ay’a iniş görevleri için en önemli basamak olacak.

Nothing Phone (4a) Snapdragon İşlemcilerini Doğruladı

 Akıllı telefon pazarının yenilikçi markası, merakla beklenen Nothing Phone (4a) serisi hakkında kritik bir detayı resmen onayladı. Şirket, 5 Mart tarihinde tanıtılacak yeni cihazlarının gücünü Qualcomm üretimi Snapdragon yonga setlerinden alacağını duyurdu.

Yeni Nothing Phone (4a) Snapdragon İşlemcilerle Geliyor

Teknoloji üreticisi, X platformu üzerinden paylaştığı bir tanıtım görseliyle söylentilere son noktayı koydu. Şirket, hem standart modelin hem de üst düzey Pro versiyonun Qualcomm işlemciler kullanacağını kesinleştirdi. Bu stratejik hamle, daha önce piyasaya çıkan serinin başarılı çizgisini devam ettiriyor. Ancak yeni cihazlarda tam olarak hangi model işlemcinin kullanılacağı şimdilik sırrını koruyor.

Snapdragon 7s Gen 4 İşlemcisi Bekleniyor

Sızıntılar ve performans testleri, standart modelin Qualcomm Snapdragon 7s Gen 4 ile geleceğini güçlü bir şekilde işaret ediyor. Bu işlemci, 4nm üretim süreciyle tasarlanıyor ve 2.7GHz hızında çalışan bir adet Cortex-A720 ana çekirdek barındırıyor. Ayrıca bu güçlü işlemciye yüksek performanslı Adreno grafik birimi eşlik ediyor. Kağıt üzerinde bu donanım, cihazı orta segmentte oldukça rekabetçi bir konuma başarıyla taşıyor.

Batarya, Kamera ve Yenilenen Aydınlatma Sistemi

İşlemci detaylarının ötesinde, her iki modelin de bazı temel donanım özelliklerini paylaşması bekleniyor. Cihazlar, 50W kablolu hızlı şarj destekli 5.400mAh kapasiteli devasa bir batarya ile kutudan çıkıyor. Buna ek olarak, arka tarafta 3.5x optik yakınlaştırma sunan 50 megapiksel telefoto kamera yer alıyor. Serinin en belirgin donanımsal farkı ise ikonik arka aydınlatma tasarımında ortaya çıkıyor.

Serinin Modelleri Arasındaki Tasarım Farkları

Standart model, dokuz adet bağımsız LED içeren sadeleştirilmiş bir Glyph Bar kullanıyor. Diğer yandan Pro modelin, amiral gemisi serilerden ilham alan daha gelişmiş bir Glyph Matrix sistemine sahip olacağı belirtiliyor. Tüm bu heyecan verici donanım detaylarının kesinleşmesi için 5 Mart tarihindeki resmi lansmanı beklememiz gerekiyor.

Huawei Yeni Amiral Gemileri için 7.000 mAh Batarya Test Ediyor

  Telefon pazarında donanım rekabeti işlemci ve kamera odağından sıyrılarak batarya teknolojilerine doğru kayıyor. Mobil teknoloji dünyasınd...